AGH ( Alevi Gençlik hareketi) kuruluş bildirgesi. Bizler Alevi gençleri olarak; mensubu olduğumuz inancın kadim geleneğine, tarih boyunca uğradığı zulme, beraberinde verdiği destansı direnişe, mürşitlerine, öğretisine ve felsefesine sahip çıkarak yarınlara taşıma görevini azim ve cüret göstererek ilan ediyoruz. Tarihin bize tatbik ettirdiği, dünün bugüne getirdiği bir şey varsa o da her devrin bir Muaviye’si, her devrin bir yezit’i her devrin bir sultanı, Hızır paşası olduğudur. Bizler de Alevi gençleri olarak çağımızın Muaviyelerine, yezitlerine, Hızır paşalarına ve kendini sultan sananlara, bu topraklarda pir sultanların şah kalenderlerin, şeyh Bedrettinlerin tükenmediğini, aziz ve destansı mücadelelerinin çağımızda nasıl zuhur edeceğini göstereceğimiz inancındayız. Kim ki Ali’yi katletmiş, kim ki Hüseyin’e kılıç çekmiş, kim ki Nesimi’yi yüzmüş pir sultanı asmışsa bugün savaş isteyenlerin, barışa sırt dönenlerin, zulme sessiz kalanların onlardan hiçbir farkı yoktur. Gencecik insanların kanlarını dökenler, anaların feryatlarını arşa dayandıranlar insanlığın yüzkarası, insanlığa ihanetin alemdarıdırlar. Mücadelemiz topraklarımızda barışın tesisi ve daim kılınması içindir. Alevi Gençlik hareketi olarak bizler, eşit yurttaşlık ve eşit statü perspektifinde anayasal ve hukuksal tüm alanlarda haklarımızın iadesi için, ibadethanelerimizin ve inancımızın tanımlanması değil tanınması için, bize reva görülen zulüm tarihinin hesabı için fitnenin değil hoşgörünün, cepheleşmenin değil dayanışmanın, ötekileşmenin değil birleşmenin hâkimiyeti için yılmadan, yorulmadan mücadele edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın. Hareketimiz, inancımızın inkâr edildiği, kimliğimizin yok sayıldığı sürece karşı, gayretle mücadele edecektir. Hakkın hakikatini inkâr edip mülke biat edenlerin sonu hezeyan, hatırası bedbahttır. Tarihin seyri açık tekerrürü nettir. Harama tamah edenlere karşı, zulmü mazluma hak görenlere karşı, savaşı barışa tercih edenlere karşı halkımızın tüm dinamikleriyle özgürlük ve adalet mücadelesinin saflarına omuz vermemiz elbette ki elzemdir. Aksi alevi gençleri için züldür. Memleketimizin etnik ve inançsal sorunlarının çözümü resmi müzakerelerden ziyade toplumsal uzlaşı ve hoşgörü çabalarıyla netice sağlayacağı açıktır. Yurdumuzun ezilen halklarının inisiyatiflerinin dikkate alması gerekende budur. Eşit yurttaşlık taleplerinin dile getirildiği mitinglerimizin geleneksel bir hal almaması ve toplumsal sorunların yalnızca diplomatik ilişkilerle çözülemeyeceğinin idraki için elde edilen inisiyatiflerin son derece iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. Alevi kurumları saygınlığını korumak ve vazifelerini yerine getirmekle mükelleftir. Siyasete koltuk değnekliği yapamaz. Kurum başkanlığı, lütuf makamı değil hizmet makamıdır. Alevi toplumunun devlet nazarında ki değeri ve toplumsal konjonktürde ki mevcut pozisyon hasebiyle ve içinde bulunduğumuz bölgesel vaziyetin durumu göz önünde bulundurulduğunda alevi gençlerinin örgütlülüğü ve harekete geçmesi mecburi bir hal almaktadır. İnancımızın, kültürümüzün ve cümle değerlerimizin muhafazası için dirliğimizi daim kılmak için, birlik olmaktan başka seçeneğimiz bulunmamaktadır. Bu nedenle tüm alevi gençlerini cemevlerine, dergahlarına, alevi gençlik hareketinin saflarına ve hüseyni duruşa sahip çıkmaya çağırıyoruz.