Monday, 10 August, 2026г.
russian english deutsch french spanish portuguese czech greek georgian chinese japanese korean indonesian turkish thai uzbek

пример: покупка автомобиля в Запорожье

 

Diyarbakır Askerî Cezaevi ve Esat Oktay Yıldıran

Diyarbakır Askerî Cezaevi ve Esat Oktay YıldıranУ вашего броузера проблема в совместимости с HTML5
"Amacımız Marksist-Leninist ilkeler doğrultusunda bir devlet kurmaktır." diyen maymun kırması Mazlum Doğan'ın işkencelere dayanamayıp ilk fırsatta kendini asmasına sebep olan, Ahmet Türk'ü bizzat kendi eliyle sopalayan, Gülten Kışanak'ı 6 ay boyunca köpeği Jo'nun kulübesinde besleyen, Sakine Cansız'ı tokat manyağı yapan, yani kısacası bu insan kırmalarına yapılması gereken muameleyi yapan cezaevi komutanı Esat Oktay Yıldıran; 1988'de İstanbul'da ailesi ile halk otobüsünde yolculuk ederken Kürt Terör Örgütü tarafından haince şehit edildiğinde binbaşı olarak görevliydi. Aşağılamak istedikleri Türklüğü kafalarına çivi gibi çakan, onlara cehennemi yaşatarak soyadının hakkını veren kahraman Türk subayımız Esat Oktay Yıldıran'ı örnek alıyor ve gururla anıyoruz. Bazı kişiler; Kürt Terör Örgütü ile bağlantıları tespit edilmiş, terörist yahut terör sempatizanı olduğu tescil edilmiş olan bu mahkumların cezaevinde gördüğü işkenceler sonrasında PKK'nın taban bulduğunu veya daha da güçlendiğini söyler. Kimdir bunu diyenler? Halkların kardeşliği ve din kardeşliği gibi ütopik söylemlerle ortalıkta dolanan Kürtçü ve İslamcı tayfalardır. Birleştikleri tek ortak nokta Türk düşmanlığıdır. Mazlum Doğan örneğine bakacak olursak; kendisinin itiraf ettiği ve kanıtlandığı üzere, devrimcilik adı altında Kürt milliyetçiliği yaptığı ve ülkeyi bölme amacında olduğu açıkça görülmektedir. Mahkumların cezaevinde bulunma sebebi budur. Cezaevinde geberen 34 hainin adlarını öğrenin ve kim oldukları hakkında bir araştırma yapın; gerçeği göreceksiniz. Cezaevinden canlı çıkanların bir kısmı yurtdışına kaçıp PKK'nın faaliyetini üstlenmiş, bir kısmı da ülkede kalıp aydın yahut milletvekili kılığına bürünüp dolaylı yoldan faaliyet göstermiştir. Eğer uygulanan şiddet Kürt sorununu çözememiş ise; yeterince kullanılmamış olduğundandır. Hainlerin kalbinde derin keder ve ızdıraplara neden olan, tahammül sınırlarını zorlayan Esat Oktay Yıldıran, cezaevi içerisinde tıpkı Timur ve Cengiz gibi korku imparatorluğu oluşturmuş ve kime karşı geldiklerini onlara hatırlatmıştır. Bugün Cumhurbaşkanlığı makamında oturan kişi ise, 2010 yılında Başbakan olarak gittiği Diyarbakır'daki bir mitinge elinde Kürtçe Kuran ile çıkmış ve cezaevinde bulunan sözde mağdurları her zamanki gibi bağıra çağıra savunmuştur. O dönem Başbakan yardımcısı olarak görev yapan yancısı Bülent Arınç ise daha da ileri giderek; "Eğer oradaki işkencelere maruz kalsaydım ben de dağa çıkardım." şeklinde açıklamalar yapmıştır. Siyaset yapmanın ölçüsünü elbet bir gün öğreneceklerdir. Biz bu yüzden orduyu siyasetten üstün tutuyoruz.
Мой аккаунт