У вашего броузера проблема в совместимости с HTML5
1998, Leyla albümünde Fuzuli kaleminden bir gazel...
Bir sene evvel bit pazarından kurtarılmış bir kasetten kaydedildi.
(Fotoğraf; Kazancı'nın Yeşil Ördek Gibi Daldım Göllere klibinden...)
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı
Kamu bîmârına cânan devâ-yı derd eder ihsan
Niçin kılmaz bana derman beni bîmâr sanmaz mı
Şeb-i hicran yanar cânım töker kan çeşm-i giryânım
Uyarır halkı efgaanım kara bahtım uyanmaz mı
Gül-i ruhsârına karşu gözümden kanlı akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı
Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
Bana ta'neyleyen gaafil seni görgeç utanmaz mı
Fuzûlî rind-i şeydâdır hemişe halka rüsvâdır
Sorun ki bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı
Osmanlıca'dan çevirim;
Beni candan usandırdı yar eziyetten usanmaz mı
Gökyüzü yandı ahımdan dileğimin mumu yanmaz mı
Bütün hastalarına canan derdin ilacını bağışlar
Niçin beni iyileştirmez beni hasta sanmaz mı
Ayrılığın gecesi yanar canım kan döker gözüm
Uyarır insanları feryadım kara bahtım uyanmaz mı
Gül yanağına karşı gözümden kanlı su akar
Sevgilim gül mevsimidir bu akarsular bulanmaz mı
Değildim ben sana (sevmeye) meyilli tükettin aklımı
Beni kınayan utanmaz seni görse utanmaz mı
Fuzuli aldırışsız şarkılar her zaman halka rezildir
Sorun ki bu ne sevdadır bu sevdadan usanmaz mı
Çeviride bir hata olduğunu düşünüyorsanız, lütfen uyarın.