Üç öğrencinin hunharca öldürülüşü
Çilesiz Mahallesi, Malatya'nın güneybatısında, bahçeli bir semttir. Kentin eski mahallelerinden biri sayılır. Yüz yıldan beri Alevilerle Sünniler iç içe yaşamaktadır. Mezhep sorunları yaşamadan ortak iş yapmışlar, az da olsa birbirlerine kız alıp vermişlerdir. Karanlık eller durmaz ki; Hamit Fendoğlu'nun hunharca öldürülmesini fırsat bilenler saldırılarını bu semte de yönelttiler.
Çilesiz Mahallesi'nin halkı, Malatya Merkezi'ndeki saldırı olayını üzüntü ve kuşkuyla izlerken; mahallenin çocukları da bahçede top oynamaktadırlar. Saat 12.00'ye doğru bir araba, top oynayan çocuklara yaklaşır. Arabadan biri iner, "Naci, Ercan, Özcan" diye ismen çağırdığı üç çocuğu arabaya alır ve uzaklaşırlar. Arkadaşları da, herhalde öğretmenleridir, bir yeri göstermek için götürdüler, düşüncesiyle başta ailelerine haber vermezler. Ama sonra kuşkulanırlar ve ailelerine bildirirler.
Götürülen çocuklar (Özcan Ünsever (15), Ercan Ünsever (16), Naci Arguvanlı (17)) Gazi Lisesi öğrencileridir. Ercan'la Özcan, amca çocuklarıdır. Üçü de Alevi ailenin çocuklarıdır. Birkaç saat sonra acı haber gelir. Çocuklara önce işkence edilmiş, sonra kafalarına sıkılan kurşunlarla çocuklar öldürülmüştür. Katiller bununla da yetinmemişler, cesetleri, Malatya'ya 8 kilometre uzaklıktaki Beylerderesi'nde demiryolu tüneli önünde rayların üstüne bırakmışlardır. Üzerlerinden tren geçen cesetler paramparça olarak bulunmuştur. Çocukların aileleri, katillerin bulunması için kuşkulandıkları bazı isimleri ilgili makamlara vermişler, ancak sanki yer yarılmış katiller içine girmiş gibi, cinayetler yapanların yanına kar kalır.
Mehmet Büçkün
1959- 19 Haziran 1979
Mezar Yeri: Malatya --Kuyuönü mezarlığı
Sol gruplar arası bir sorunu çözmek isterken kendine "Devrimci Kurtuluş'çu" diyen biri tarafından öldürüldü.
Tüm devrimci yaşamı boyunca örnek bir devrimci olmuş, düzen bağlarından süratle arınmasını bilen kendi iç mücadelesini yapan, çalıştığı her alanda önemli dersler ve tecrübeler çıkartmasını bilen, yaratıcı, kelimenin geniş anlamıyla gerçek bir proleterdi.
Liseden sonra İTÜ'yü kazandı. İTÜ'deki devrimci çalışmalarda militanca yer aldı. Farklı görevler de üstlendi. Son olarak da Adana ve çevresinde birinci dereceden sorumlu arkadaşlardan birisi olarak görev yapıyordu.
Malatyalı Turgay Gülpınar adlı öğrenci de 3 Ağustos 1978'de öldürüldü.